16 Aralık 2013 Pazartesi

DOĞAL DOĞUM VE HORMONLAR

Doğal doğumun gerçekleşmesinde en büyük rol hormonlarımızındır.

dogal dogum
Birini çok sevmek ve ilk görüşte aşık olmak hepimizin istediği bir şeydir. O anı yaşadığımız zamanda hissettiğimiz duygular tarif edilemezdir. Biri bize “seni seviyorum” dediğinde o an canımızı sıkan ne varsa yok olup gider. Çocukluğumuzdan kalma, canımız acıdığında annemizin “öpeyim de geçsin” dediği zamanlarda hemen acılarımızın sona erdiğini hepimiz dün gibi hatırlarız. Aynı şekilde farkında olmadan kendi çocuklarımıza da annemizden kalma bu iyileştirme yöntemini uygularız. Korktuğumuz zamanlarda ya donup kalırız ya da arkamıza bakmadan uzaklaşırız. Vücudumuzun yaşadıklarımıza bu şekilde cevap vermesini sağlayan da hormonlarımızdır.

Doğal doğumun gerçekleşmesinde en büyük rol de hormonlarımızındır.

Oksitosin; doğumun gerçekleşmesi için oksitosin en başta gelir. Bebek doğum zamanı geldiğinde kendi oksitosinini salgılar ve doğumun başlamasına yardımcı olur. Böylece bebek kendi doğum anına karar verir. Anneye giden bu uyarı ile annede kendi oksitosinini salgılamaya başlar. Bu hormon doğum başladıktan sonra giderek artar, doğum anı ve sonrasında en yüksek seviyeye ulaşır. Bir kadının hayatı boyunca en yüksek derecede oksitosin salgıladığı an bebeğinin doğum sonrası anıdır, yalnız bu an müdahaleli doğumlarda değil kendi hormonlarıyla gerçekleşen doğumda oluşur.

Oksitosin beynin ilkel bölgesi olan hipotalamus tarafından salgılanır. Hipofiz bezinde depolanır ve bazı özel durumlarda kana karışır. Sevdiklerinizle keyifle geçirdiğiniz zamanlarda, tadına doyamadığınız muhteşem bir yemek yediğinizde, sevişme anında, gülmekten konuşamadığınız, saatin hiç ilerlemesini istemediğiniz zamanlarda vücudunuz bol bol oksitosin salgılar.

Rahmin kasılmasını sağlamak ve bebeğin doğum kanalından geçmesi için yol açmak oksitosin hormonunun ilk görevidir. Doğum anında anne ve bebeğin birbirine bağlanmasında önemli rol oynar. Rahatlatıcı ve doğal mutluluk hali etkisi yaratır. Anne sütünün memeden dışarı çıkmasından da oksitosin hormonu sorumludur. Sevginin, aşkın olduğu her yerde oksitosin vardır.

Sevgi hormonu diye adlandırıldığı gibi lakabı da “utangaç”tır. Başkaları tarafından sözle uyarılıyor olmak, gözlendiğini ve güvende olmadığını hissetmek oksitosin salgılanmasını engeller. Böylece doğumlar yavaşlar ya da durur.

Endorfin; bedenimizin salgıladığı doğal ağrı kesicidir. Doğum yapan kadının vücudunda oksitosin artıp, kasılmalar sıklaştıkça endorfin salgısıda artar. Doğum anındaki endorfin düzeyi bir sporcunun en ağır antremanında salgıladığı endorfin seviyesine erişir. Büyük bir mucizenin oluşmasında, doğada annenin kendini iyi hissetmesi için endorfin salgılayarak yardımcı olur. Endorfin salgısı ile anne kasılmaların daha rahat geçtiğini hisseder. Endorfin hormonu doğum esnasında acıyla hazzın birbirinden ayrılmayacağını gösterir. Doğum anında bebek de kendi endorfinini salgıladığı için anne ve bebek arasındaki bağlanma süreci oluşur. Oksitosinle beraber endorfinde salgılandığında doğumdan sonra ilk 1 saat anne ve bebek sevgi denizinde yüzüyormuş gibi hissederler. Böylece sonsuz aşkla birbirlerine bağlanırlar.

Adrenalin; hayatta kalmamızı sağlayan hormondur. Adrenalin “dövüş” ya da “kaç” hormonu olarak da bilinir. Korku ve endişe gibi duygular adrenalinin yükselmesine sebep olabilir. Bunun sonucunda doğum yavaşlar ya da tamamen durabilir. Bebeğin başının çıkım anında salgılandığında anneye güç verir, bebeğin doğmasını sağlar.

Prolaktin; annelik hormonudur. Hamilelik süresince salgılanır, doğumda baskılanır. Doğum anında bebeğin başının vajina kaslarını esnetmesiyle salgılanmaya başlar. Anneyi anne yapan hormondur.Anne sütünün yapımından sorumludur.

Prostaglandin; Perine dokularında bulunur. Bebeğin başı ilerledikçe perine kaslarını uyarır ve prostaglandin salgılanır. Böylece perine yumuşayarak bebeğin geçişi kolaylaşmış olur.

Hormonların salgılanması ve doğumun en iyi şekilde gerçekleşmesi için; 

Beynin ilkel bölümü, rasyonel beynin önüne geçmelidir. Bu değişim, ilaçsız doğal rahatlatıcı yöntemleri tercih etmek, sessizlik ve mahremiyete önem vermek, rahatlatıcı konuşmalar, loş ve güvenli bir ortam, doğum destekçisi sayesine daha kolayca gerçekleşir. Bu koşullar altında, bir kadın içgüdüsel olarak hareket eder ve bedeninin onu yönlendirmesine izin verir. Böylece doğal doğum gerçekleşir. Bu onun genetik ve hormonal planıdır.

Doğum, bir sevgi eylemidir ve her doğum anne ve bebeği için özeldir.

Sevgiler,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder