13 Aralık 2013 Cuma

DOĞAL DOĞUM ORGANİK BEBEK

Şehir hayatının karmaşası, stresi, hazır ve katkılı yiyeceklerin, kıyafetlerde sentetik ve boya kullanımının artışı, hava kirliliği daha birçok şey bizleri daha sağlıklı yaşamaya teşvik etmeye başladı. Sağlıklı yaşama geçişimiz kötü oldu mu? tabii ki hayır yediğimiz, içtiğimiz, aldığımız her şeyi sorgular olduk. Alışverişlerimizde doğal, organik, katkısız yazıları olmadan bazı ihtiyaçlarımızı almamayı tercih etmeye başladık. Böylece kendi sağlığımızı koruduğumuz gibi sevdiklerimizin de sağlığını koruyup, çocuklarımızada iyi birer örnek olmaya başladık.

Buraya kadar her şey çok güzelde nedense bir şeyi dikkatimizden kaçırdık. Bu kadar sağlığın peşinde koşarken, çocuklarımızın doğumu için neden hala müdahale gerektiren doğum yöntemlerini seçmeye devam ediyoruz, bu durum biraz kafa karıştırıcı değil mi? Planlı sezaryen ameliyatının müdahaleli doğumun en başında geldiğini, normal doğum diye başlayan doğumlarda ise mecbur kalmadan yapılan bazı uygulamalar; doğumu hızlandırmak için takılan suni sancı, epizyotomi yani doğumda yapılan vajinal kesi, annenin aç kalması, serum takmak için damar yolunun açılması, lavman ve epiduralinde uygulandığı doğumlarında müdahaleli doğuma dönüştüğünü biliyor musunuz?  Annelik yolunda kendimize ve çocuklarımıza vereceğimiz en büyük hediye doğumun doğal başlamasına izin vermek ve her şey yolunda ise gerekmedikçe müdahalede bulunmamaktır.

Yapılan araştırmalarda doğal doğumların anne ve bebek üzerinde pozitif etkileri olduğunu göstermiştir. Doğal doğum ile dünyaya gelen bebekler hayata güven ve sevgi dolu bir başlangıç yaparlar. Bu şekilde doğan bebekler her şeyin farkındadırlar, daha aktif olurlar, emme problemi yaşamazlar, solunum sıkıntıları daha az olur. Anne ve bebek ilişkisi daha sağlıklı başlar.

Doğal doğum için; ilk yapmamız gereken gebelik ve doğumun bir hastalık durumu değil, kadın bedeninin normal ve doğal bir süreci olduğunu kabul etmektir. Bu süreçte gereksiz yapılan her müdahale doğumun ilerleyişi ve hormonların salgılanmasına engel olur. Doğal doğumun gerçekleşmesinde en büyük rol ise hormonlarındır.

Doğru bilgi edinmek ve destek almak içinde bu yola mutlaka doğal doğum konusunda eğitim almış biriyle çıkmak en doğrusudur. Maratona hazırlanmadan yarışa çıkılmadığı gibi doğuma hazırlanmadan doğuma gitmek doğru değildir. Öğrenme sürecinde doğal doğumun gerçekleşmesini sağlayan hormonlar, kalça kemiği ve bunu çevreleyen kasların doğuma nasıl yardımcı olduğu aynı zamanda gevşeme ve nefes teknikleri öğretilir. Kadın, bedeninin bebeğini büyütebilme yeteneğinin olduğunu bildiği gibi, bedeninin bebeğinin doğmasına yardımcı olduğunu öğrendiğinde, tüm korkuları da yok olur. Bilgi korkunun panzehiridir.

Bebeğinizi doğal doğumla dünyaya getirmeye karar verirseniz eğer “Dünya sağlık örgütünün” yayınladığı doğal doğuma götüren kanıta dayalı 6 uygulama sizlere rehberlik edebilir.
1-Doğum kendi başlamalıdır
2-Doğum boyunca hareket özgürlüğü olmalıdır.
3-Doğum boyunca gebeye duygusal ve fiziksel destek verilmelidir.
4-Gereksiz her müdahaleden kaçınılmalıdır.
5-Doğumda sırt üstü yerine diğer doğum pozisyonları desteklenmelidir.
6-Doğum sonrası anne ve bebek bir arada kalmalıdır.

Doğum yeni bir bebeğin dünyaya gelmesinin dışında yeni bir kadınında doğuşudur. Bu şansı kendinize ve bebeğinize verin. Biz kadınlar sağlıklı bir nesil yaratmak istiyorsak önce doğumlarımıza sahip çıkmalıyız. Değişim doğumla başlar!

Sevgilerle

 Ebe Arzu ATAR



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder