13 Ocak 2013 Pazar

YENİDOĞAN SARILIĞI


Miadında doğan bebeklerin %60’ında, erken doğan bebeklerin ise %80’inde yenidoğan sarılığı görülmektedir.

Yaşamın ilk haftasında ortaya çıkan geçici bilirubin yükselmesine fizyolojik sarılık denir. Yenidoğan bebeklerin kırmızı küre hücreleri (alyuvarlar) daha fazla olduğu için onların parçalanması sonucun da  bilirubin maddesi ortaya çıkar. Miadında doğan bebeklerin %60’ında; erken doğanbebeklerin ise %80’inde yenidoğan sarılığı görülmektedir. Sarılığın gözle görülebilir hale gelmesi için kanda belli bir seviyenin üstüne çıkması gerekir. Yenidoğan bebeklerin üçte ikisinde bilirubin müdahale sınırının altında kaldığından genelde fark edilemez.


Bilirubin, anne karnında iken de bebeğinizin vücudunda da bulunmaktadır. Bu dönemde, plasenta aracılığıyla anneye geçen bilirubini annenin karaciğeri temizler. Doğumdan sonra ise bu görevi bebeğiniz kendi üstlenir. Bebeğinizin karaciğerinin bilirubini temizleyebilecek kapasiteye erişmesi birkaç gün alır; bu arada karaciğer tarafindan yeterince atılamayan bilirubin giderek artar ve sarılığa neden olur. Fizyolojik sarılık bebeğiniz doğduktan sonraki 3. gününde en yüksek düzeye çıkar ve 7 gün içerisinde kalıcı bir etki bırakmadan normale döner. Düşük doğum ağırlıklı (prematüre)bebeklerde bu yükselme 5-7. görülmektedir. Normale dönme süresi ise 1 ayı bulabilmektedir.

Beslenme şeklinize, gebelik yaşınıza, geçirmiş olduğunuz hastalıklara doğum şeklinize, anneye verilen ilaçlara göre de yenidoğan bebeğinizin bilirubin düzeyinde artma ve iyileşme süresinde uzama görülebilmektedir.

Yenidoğan bebeklerde sarılığın erken teşhisi ve takibi önemlidir. Çünkü, sarılık çoğu zaman kendiliğinden geçse de, bazı durumlarda ise bilirubin yüksek seviyelere ulaşıp beyin hasarına sebep olabilir. Bu sebepten dolayı bebeğinizin ilk 10 günlük takibi önemlidir. 10 günden sonra kan beyin bariyeri kapandığı bilirubinin kandan beyne geçmesinin engellendiği kabul edilir.

Sarılık önce yüzde başlar, göz akı da sararır ve kandaki bilirubin seviyesi arttıkça sırayla göğse, karına, kol ve bacaklara doğru ilerler. Ciltteki sarı renk en iyi gün ışığında ya da florasan lamba altında görülür. Parmak ucuyla hafifçe bebeğinizin burun ya da cildine bastırıp kaldırıldığında sarı renk daha iyi bir şekilde görülmektedir.

Bilirubin yükseldikçe bebeğinizin cildindeki sarılık giderek koyulaşıp belirgin hale gelir. Bebeğiniz daha çok uyur, emmesi azalır, sakin ve rahat gözükse de beslenmiyor olması sarılığın daha da yükselmesine neden olur. Bilirubin çok yükselip beyni etkilemiş ise  o zaman bebek tiz sesle ağlamaya başlar, başını geriye atar, havaleye kadar gidebilir.

Bilirubin seviyesi yüksek ise bebek, fototerapi denilen florasan ışığı altında tutularak tedavi edilir. Bunun için özel lambalar kullanılır. Florasan ışığı bilirubini idrarda eriyebilecek bir şekle sokarak vücuttan atılmasını sağlar. Fototerapi denilen bu işlem uygulanırken yenidoğan bebeğin gözleri ışıktan zarar görmemesi için kapatılır.

Fototerapiden dolayı ciltte kırmızı döküntüler, bronzlaşma veya sık ve sulu kaka olabilir. Bu uygulama yapılırken aralıklarla bebeğin kanı alınarak bilirubin düzeyinin normal sınırlarda olup olamadığı kontrol edilir. Işık tedavisi sonlandırıldıktan bir iki gün sonra bilirubin seviyesi genellikle tekrar yükselebilir. Bu sebepten dolayı doktorunuz sizden kontrol için tekrardan kanda bilirubin seviyesine bakılmasını isteyebilir. Bebeğin, sarılık süresince ve tedavi esnasında iyi beslenmesi çok önemlidir çünkü bilirubin gaita (kaka) ile vücuttan atılır.

Sarılığın 2 haftadan uzun sürmesine uzamış sarılık denmektedir. Böyle bir durumda bazı hastalıklar ile ilgili araştırma yapılmalıdır. Bu hastalıklardan en önemlisi tiroid bezinin az çalışması olarak bilinen“hipotiroid”dir.

Anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı var ise de sarılık yüksek seyreder. Annede bebeğin kan grubuna karşı olarak antikorlar gelişir. Anne de oluşan bu antikorlar plasenta aracılığı ile anneden bebeğe geçmektedir. Bu durumda alyuvarlar çok hızlı bir biçimde parçalanarak yüksek miktarda bilirubin açığa çıkmaktadır. Rh uyuşmazlığında Annenin kan grubu Rh (-) bebeğin kan grubu Rh (+) olduğunda Sarılık ciddi seviyelere ulaşabilir. İlk doğumlarda genellikle sorun oluşmamaktadır. Doğumdan hemen sonra annedeki antikorları bloke etmek için “Rhogam” adı ile bilinen aşı uygulanmaktadır. İkinci doğumlarda ağır tablolarla karşılaşmamak için bu uygulama yapılmalıdır.

Diğer bir kan uyuşmazlığı da ABO uyuşmazlığıdır. Annenin kan grubu O, bebeğin kan grubu A, B veya AB olduğu durumlara denir. Bu durum Rh uygunsuzluğunun aksine ilk bebeklerde de sarılığa sebep olmaktadır. Hamilelik sürecinde annenin kan grubunun belirlenmesi önemlidir. Böylece Rh (-) ve O grubu annelerin belirlenmesi ve takibi daha iyi yapılmaktadır.

Bazı bebeklerde de Anne sütü sarılığı da görülmektedir. Anne sütü sarılığında iyileşme süresi 3-12 hafta arasında olabilir ve bu dönemde anne sütünü kesmeye gerek yoktur. Anne sütü sarılığı teşhisinin konması için sarılığa neden olan diğer etkenlerin olmaması gerekmektedir.

Bilirubinin hangi yenidoğan da tehlikeli seviyeye ulaşacağı  tahmin edilemez.Yenidoğan bebeğinizi sütünüz olmadığını düşünmeden emzirin. Bebeğiniz ne kadar çok emerse sizin sütünüz o kadar çok olacaktır. Ve bebeğiniz ne kadar çok süt içerse kaka yaparak vücudundan bilirubinin atılması hızlanacaktır. Bu yüzden bebeğinizin doğum sonrası  iyi takibi yapılmalı ve sarılıkla ilgili sizin kafanızı karıştıran bir durum var ise 3-5 gün içerisinde mutlaka  doktor tarafından görülmesi çok önemlidir.

Mutlu Mikrop Ebesi
Arzu Atar



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder