12 Ocak 2013 Cumartesi

TANRIÇALAR DA EMZİRİRDİ


Anne sütü ve emzirme ile ilgili uygulamaların tarihsel olarak gelişimine bakıldığında, günümüze kadar bebek beslenmesinde en önemli besinin anne sütü olduğu görülmektedir.
Eski Mısır M.Ö. 1550’de Ebers Papirusu’nda bebek beslemesinde kullanılacak tek besinin anne sütü olduğu ve bebeğin 3 yaşına kadar anne sütüyle beslenmesi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Babiller (Mezopotamya) baştanrıçaları İştar’ı bebeğini emzirirken tasvir etmişler ve  Anne sütü ile beslenmenin önemini vurgulamışlardır.
Anne sütünün kutsallığına inanan Yakut Türkleri’nde annelik tanrıçaları Ayzıt’ın bebeğine anne sütü damlatarak, hayata döndürdüğünü anlatan inanışlara rastlanmaktadır. İslam’a göre de annenin beslenmesi ile bebeğin anne sütü ile beslenmesi arasında bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Rönesans döneminde Avrupa’da yazılan kitaplarda da anne sütünün bebekler için en iyi besin kaynağı olduğu anlatılmıştır.
20. yüzyıl Avrupa’sında endüstri devrimi ile birlikte kadınların çalışma hayatına girmesi, annelerin bebeklerini emzirerek beslemelerinin azalmasına neden olmuştur. Böylece  biberonla besleme modern anneliğin simgesi haline dönüşmüştür ve emzirmeye alternatif olarak ortaya çıkan bu yöntem giderek yaygınlaşmıştır.
1970’lerden sonra anne sütü konusunda yapılan araştırmalara ağırlık verilmiş ve günümüze kadar bu çalışmalar giderek artmıştır. Bu çalışmaların sonucunda anne sütünün eşsiz bir besin olduğu ve bebek beslenmesindeki önemi vurgulanmıştır.
1970’lerde anne sütü ile beslenme oranı %24.9 iken, 2000’li yıllarda bu oran yaklaşık olarak 3-4 kat artmıştır. Bu artış şüphesiz çeşitli bilim alanındaki profesyonellerin, anne sütü ile beslenmenin yararlarının önemini benimsemeleri ile olmuştur.
Anne sütü ve emzirme; bebek, anne ve topluma yararları yönünden önemlidir. 
Rahminizde bir can yaratıp, ona hayat verdiğiniz için sizler de birer TANRIÇASINIZ.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder