13 Ocak 2013 Pazar

DOĞUM SONRASI BEBEĞİMİ NELER BEKLER


DOĞUM SONRASI BEBEĞİMİ NELER BEKLER
Bebeklerimiz, doğum anına kadar anne karnında güvenli bir yaşam alanına sahiptirler. Sıcacık amnion sıvısının içinde, arada plasentaya başlarını koyup, kordonunu çekiştirip ve hey ben buradayım unutmayın beni dercesine rahim duvarına tekmeler atarlar.

Akciğer,mide,kalp ve bağırsaklarınızdan oluşan orkestranın sizin duygusal durumunuza göre ortaya çıkardığı müzik eşliğinde dans ederler. Anne, Babalarını seslerini çok iyi tanırlar ve onunla konuşulduğunda iletişime geçerler. Böyle  sıcacık, duygusal ve karanlık bir ortamdan bir anda dış dünya ya çıktıklarında bizlerin farkın da olmadığı büyük bir şok yaşarlar aslında.

İlk önce çok acele ve önemliymiş gibi onları güvenle hayata bağlayan kordonları kesilir.Beklememiz gereken süre  sadece 4 dk hiç de uzun bir zaman değil fakat nedense acele etmemiz gerektiğini düşünürüz.Ardından parlak ışıklar,daha önce duymadığı  mekanik sesler ve tanımadığı insanların konuşmaları ve dokunuşları.Her şey yolunda olsa bile aktif olmaları için yapılan uygulamalar,ağız ve burunlarının aspire edilerek temizlenmeye çalışılması ve acilen bebek odasına gitmek için yola çıkarılmaları.Yanında anne ve babası olmadan.Bütün bu yolculuk boyunca her aşamayı birlik de yaşadılar ve birbirlerinin duygularını paylaştılar.Ama yabancı olduğu ortam da bir anda tek başlarına kalırlar. Hiç düşündünüz mü aynı olmasa bile bunlara benzer aşamalardan geçsek en sonunda bizim duygusal durumumuz ne olur diye. Onlar bebek değil onlar duyguları,alışkanlıkları ve kendilerine özgü karakterleri olan birer bireyler ve her bebek birbirinden farklı olduğu gibi bebeğiniz sizden  de farklı özelliklere sahip olacaktır.
Doğum sonrası yapılan bu  uygulamalar onlar için gereklidir. Hayatlarında ilk ve son defa yaşadıkları bu deneyimi  onların alışkanlıklarını göz önüne alarak ve onlar için güvenli ortamlarda gerçekleştirirsek her şeyi daha iyi hale getiririz. Biraz daha loş bir ortam yaratsak doğum odaların da ve daha az tanınmayan sesler olsa. Bebek ilk doğduğunda annesinin ya da babasının sesini duysa. Her şey yolundaysa göbek kordonundaki atım durana kadar anne ve babasının dokunuşlarını hissetse ve merak etme biz yine seninleyiz mesajını alsa. Anne veya babasının kucağında kalp ve akciğerleri dinlense ve anneden sonra en güvendiği insan babasının elini tutarak yaşasa yeni deneyimlerin hepsini. Vücut ısılarını dengelemek için anne ve babalarının çıplak tenlerinde olsalar.Ve en geç 1 saat için de annenin memesinde olup emme alıştırmaları yapmaya başlasa onlar için her şey daha güzel olmazmıydı. Alışkanlıklardan vazgeçmek zor dur hepimiz için ama onların hayata dair yaşayacakları deneyimi güzelleştirmek adına hepimiz değişebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder